KOBİ kredisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KOBİ kredisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Aralık 2012 Salı
Maliye Bakanı Şimşek'ten 14 Bin Müjdesi
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2013 yılı bütçesiyle akademik altyapının daha da güçlendirileceğini belirterek, üniversitelerin öğretim elemanı ve personel ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayabilmek için ilave 14 bin atamaya izin vereceklerini bildirdi. Aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşının 2002 Aralık ayında 392 lira iken, 2012 aralık ayında 1.758 liraya çıktığını belirten Şimşek, aile yardımı ödeneği dahil ortalama memur maaşının 2002 Aralık ayında 578 lira iken, 2012 Aralık ayında 2.042'ye çıktığını, artış miktarının yüzde 253,3'ü bulduğunu söyledi.
Bakan Şimşek, TBMM Genel Kurulu'nda 2013 Yılı Bütçesi'nin sunumunda yaptığı konuşmada, Dünya Ekonomik Forumu'nun açıkladığı Küresel Rekabet Gücü Endeksi'nde Türkiye'nin 2006 yılında 117 ülke arasında 71. sırada bulunurken, bugün 144 ülke arasında 43'üncü sıraya yükseldiğini bildirdi. Şimşek, Türkiye'nin ayrıca bir önceki yıla göre 16 basamak birden yükselerek en hızlı yol alan ikinci ülke olduğunu kaydetti. Şimşek, bu başarıda, Türkiye'nin yakaladığı makroekonomik istikrar, bankacılık ve finans sektörünün sağlam yapısı ve özellikle mal piyasasında ulaştığı rekabet düzeyi ile sağlık, eğitim ve inovasyon alanlarındaki ilerlemenin etkili olduğunu söyledi.
Türkiye'nin, Uluslararası Yolsuzluk Algı endeksinde de önemli mesafe kat ettiğini, 2002 yılında 102 ülke arasından 65'inci sırada olan Türkiye'nin şu anda 176 ülke arasında 54. sıraya çıktığını belirten Bakan Şimşek, Türkiye'nin artık yolsuzluk algısı en düşük olan üçte birlik grupta yer aldığını ifade etti.
Benzer şekilde, Dünya Bankasının İş Yapma Kolaylığı Endeksi'nde Türkiye'nin, 2006 yılında 175 ülke arasında 84'üncü sırada iken 2012 yılında 183 ülke arasında 71'inci sıraya yükseldiğini anlatan Şimşek, 'Yapısal dönüşüm sayesinde Türkiye'nin küresel ekonomideki rolü giderek artmaktadır. Türkiye artık küresel yatırımlardan daha büyük bir pay almaktadır. 1980-2002 döneminde sadece 14,8 milyar dolar doğrudan yatırım çekebilen Türkiye, son 10 yılda 119,9 milyar dolar doğrudan yatırım girişi sağlamıştır. Bütün bu olumlu gelişmeler ülkemizin önemli ve başarılı bir yapısal dönüşüm içinde olduğunu göstermektedir; ancak gelinen noktayı yeterli bulmuyoruz, daha gidecek çok yolumuz var' dedi.
Gelecek dönemde de büyüme potansiyelini güçlendirecek makroekonomik politikaları ve yapısal reformları uygulamaya devam edeceklerini vurgulayan Şimşek, bu çerçevede, kayıt dışılıkla mücadele, eğitimde kalitenin artırılması ve işgücü piyasasında esnekliğin sağlanmasının, önemsenen alanlar olduğunu söyledi. Şimşek, bu alanlarda daha fazla ilerleme sağlanmasının, Türkiye'nin iki temel sorunu olan cari açık ve işsizlikle mücadelede elini güçlendireceğini ifade etti.
Kamu Tasarruflarında Önemli Oranda Artış Sağladık
Cari işlemler açığını orta ve uzun vadede daha makul seviyelere düşürmek için, yurt içi tasarruf oranlarını artırması, enerjide dışa bağımlılığın azaltması, katma değeri yüksek mal ve hizmet üretimine odaklanılması, altyapı yatırımlarını daha da hızlandırması ve beşeri sermayenin daha da güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Şimşek, şöyle konuştu:
'Son 10 yılda sağladığımız mali disiplin sayesinde kamu tasarruflarında önemli oranda artış sağladık. 2002 yılında kamu tasarruflarının GSYH içindeki payı eksi yüzde 4,8 idi. Bu oranın 2012 yılında pozitif yüzde 2,4'e ulaşacağını tahmin ediyoruz. Yani bu dönemde kamu tasarruflarının GSYH içindeki payını 7,3 puan artırdık.
Ancak bu dönemde özel kesim tasarrufları 11,6 puan azalarak yüzde 11,9'a inmiştir. Bunda; makroekonomik istikrarın sağlanması ile enflasyon, faiz oranları ve faiz harcamalarındaki düşüş, mali disipline ve finansal derinleşmeye bağlı olarak krediye erişimin kolaylaşması, siyasi ve ekonomik öngörülebilirlik sayesinde tüketim harcamalarının artması, kentleşme ve kentleşmenin getirdiği ihtiyaçlar ile dar gelirli vatandaşlarımızın gelirlerindeki artış etkili olmuştur.
Yapısal olarak ise genç nüfusun ağırlığı ile işgücüne katılımın sınırlı olması hanehalkı tasarruflarının düşük seviyede kalmasına neden olmaktadır. Uluslararası rekabetin yoğun yaşandığı ve bu nedenle kar marjlarının nispeten düşük olduğu sektörlerin ülkemizde ağırlıkta olması da özel sektör tasarruflarını sınırlamaktadır.
Özel sektör tasarruflarını artırmak amacıyla bu yıl Bireysel Emeklilik Sistemini daha cazip kılacak düzenlemeler yaptık. Yeni sistemle katılımcıya doğrudan devlet desteği sunacağız. Ayrıca, mevduatın vadesini uzatmak için kanun değişikliği yaptık. Bu amaçla, kısa sürede buna ilişkin Bakanlar Kurulu kararını çıkartacağız. Bunun yanı sıra ülkemizde finansal okur-yazarlık ve tasarruf bilincini artırmak için çaba sarf ediyoruz.'
Enerjide Dışa Bağımlılık Kayda Değer Ölçüde Azalacak
Türkiye birincil enerji kaynakları bakımından yüzde 72 oranında dışa bağımlı olduğunu anlatan Şimşek, bu nedenle, son yıllarda hızla artan enerji fiyatları cari işlemler açığında belirleyici bir faktör olduğunu söyledi.
AK Parti Hükümetlerinin, enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak amacıyla yerli, yenilenebilir ve aynı zamanda çevreci enerji yatırımlarını önceliklendirdiğini ifade eden Şimşek, inşa halindeki santrallerden elde edilecek kaynaklar da eklenince Türkiye'de yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 46,6'ya yükseleceğini ve enerjide dışa bağımlılığın kayda değer oranda azalacağını dile getirdi.
Son 10 yılda Türkiye'de düşük teknoloji yoğun üretim azalırken ortanın üstü teknoloji yoğun üretim arttığının altını çizen Bakan Şimşek, bu kapsamda, uygulamaya konulan yeni teşvik sistemi ile Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü artırma potansiyeline sahip, Ar-Ge içeriği yoğun, yüksek teknolojili ve katma değerli, stratejik öneme haiz yatırımları teşvik etiklerini bildirdi.
Bakan Şimşek, 'Hedefimiz Ar-Ge harcamalarının GSYH içindeki payını orta vadede yüzde 2'ye, uzun vadede yüzde 3'e çıkarmaktır' dedi.
Verilen destekler sayesinde Türkiye'nin Avrupa'nın en çok marka başvurusu yapılan ülkesi konumuna geldiğine işaret eden Şimşek, ayrıca Türkiye'nin, endüstriyel tasarımda yaklaşık 37 bin başvuru ile Avrupa'da üçüncü sıraya yükseldiğini söyledi. Şimşek, yerli faydalı model tescil sayısı son 10 yılda beş kat artarak yaklaşık 2 bine, yerli patent tescili ise 11 katın üzerinde artarak 850 adet civarına yükseldiğini kaydetti.
Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak altyapı yatırımlarına da öncelik verdiklerini anlatan Şimşek, altyapıda gerçekleştirdikleri yatırımlar sayesinde kara, hava ve demiryollarında büyük mesafeler kat ettiklerini vurguladı.
Yatırımcının Üzerindeki İstihdam Kaynaklı Yükleri Azalttık
Türkiye'de bilgi ve teknoloji yoğun üretim ve ihracatın payını artırmak için beşeri sermayenin kalitesini yükseltmenin şart olduğunu söyleyen Şimşek, önceki dönemlerde eğitimin yeterince önceliklendirilmemesi sebebiyle Türkiye'de 25 yaş üstü nüfusun okulda geçirdiği sürenin OECD ülkelerindekinin çok altında olduğunu, bu durumun küresel rekabette arzulanan seviyelere ulaşılmasına engel teşkil ettiğini kaydetti. Şimşek, bu nedenle, eğitimi önceliklendirdiklerini ve bütçeden eğitime ayrılan kaynağı son 10 yılda 6 kattan fazla artırdıklarını ifade etti.
Son yıllarda istihdamda yakalanılan başarılara rağmen işsizliğin hala Türkiye'nin temel sorunlarından birisi olduğunu vurgulayan Şimşek, işsizliği daha düşük seviyelere indirmek için kısa, orta ve uzun vadeli birçok tedbir aldıklarını ve kısa vadede işsizliği azaltmak amacıyla aktif işgücü politika uygulamalarını son yıllarda önemli oranda artırdıklarını söyledi. Şimşek, uygulamaya koydukları teşvik sistemleri sayesinde yatırımcının üzerindeki istihdam kaynaklı yükleri azalttıklarını ifade etti.
Bütçe gerçekleşme tahminleri çerçevesinde 2012 yıl sonunda bütçe giderlerinin 362,7 milyar lira, bütçe gelirlerinin 329,2 milyar lira, bütçe açığının 33,5 milyar lira, faiz dışı fazlanın 15,5 milyar lira olacağını tahmin ettiklerini belirten Şimşek, GSYH'ye oran olarak ise bütçe giderlerinin yüzde 25,3, bütçe gelirlerinin yüzde 22,9, bütçe açığının yüzde 2,3, faiz dışı fazlanın yüzde 1,1 olacağını öngördüklerini bildirdi.
Buna göre, 2012 yılında bütçe açığının GSYH'ye oranının geçen yıl OVP'de öngördükleri oranın yaklaşık 0,8 puan üzerinde gerçekleşeceğini ifade eden Şimşek, bunun da bütçe açığında yüzde 12,4 milyar liralık bir sapmayı ifade ettiğini söyledi.
Hedefe oranla bütçe açığındaki sapmada esas itibariyle harcamalardaki artışın etkili olduğunu vurgulayan Şimşek, 2012 yıl sonunda, merkezi yönetim bütçe giderlerinin 362,7 milyar lira ile başlangıç ödeneğine göre yüzde 3,3 oranında, yani 11,7 milyar lira daha yüksek gerçekleşmesini beklediklerini kaydetti.
Şimşek, bütçe giderlerinin başlangıç ödeneğine göre daha yüksek gerçekleşecek olmasında esas itibarıyla yatırımların etkili olduğunu, bütçe harcamalarındaki sapmanın yüzde 55'inin sermaye giderleri ve sermaye transferlerindeki artıştan kaynaklandığını, bu harcamaların ülkenin üretken kapasitesini ve büyüme potansiyelini artırıcı nitelikte olduğunu bildirdi.
Bütçe Gelirlerinde Sapma Olmayacak Olması Başarıdır
Bakan Şimşek, 2012 yılında bütçe gelirlerinin 329,2 milyar lira, vergi gelirlerinin ise 278,8 milyar lira ile bütçe hedefleri doğrultusunda gerçekleşmesini beklediklerini belirterek, 'Bu yıl küresel ekonominin önemli ölçüde yavaşlamasına ve beklentilerin kötüleşmesine rağmen bütçe gelirlerinde sapma olmayacak olması takdir edersiniz ki bir başarıdır' dedi.
Bakan Şimşek, bu yıl bütçe açığındaki sapmayı kontrol altına almak için vergi artışları dahil bazı tedbirler aldıklarını, bu dönemde mali disiplinin önemini kavrayan pek çok ülkenin de benzer önlemlere başvurduğunu, hatta özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi gibi gelir etkisi kısa sürede görülen önlemlerin genel olarak tercih edildiğini söyledi.
2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi
Şimşek, Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Plan'a uygun olarak hazırlanan 2013 yılı merkezi yönetim bütçesinin, Maliye Bakanlığı döneminde hazırlanan dördüncü, AK Parti hükümetleri döneminde hazırlanan 11. bütçe olduğunu anımsattı.
2013 yılı bütçesinin, mali disiplini ve makroekonomik istikrarı korumayı amaçlayan, büyümeyi, istihdamı ve yatırımları destekleyen, eğitim, sağlık ve altyapıyı önceliklendiren, sosyal nitelikli harcamalara ağırlık veren ve toplumsal refahı gözeten bir bütçe olduğunu ifade eden Şimşek, daha sonra 2013 yılı bütçesine baz oluşturan makroekonomik tahminlere değindi.
Buna göre, 2013 yılında GSYH büyüklüğünün 1 trilyon 571 milyar lira, ithalatın 253 milyar dolar, ihracatın 158 milyar dolar, büyüme oranının yüzde 4, deflatörün yüzde 5,3, yıl sonu TÜFE oranının da yüzde 5,3 olarak öngörüldüğünü söyledi.
Şimşek, bu çerçevede 2013 yılında bütçe giderlerinin 404 milyar lira, faiz hariç giderlerin 351 milyar lira, bütçe gelirlerinin 370,1 milyar lira, vergi gelirlerinin 317,9 milyar lira, vergi dışı gelirlerin 52,2 milyar lira, bütçe açığının 34 milyar lira, faiz dışı fazlanın 19 milyar lira olacağını tahmin ettiklerini bildirdi.
Bakan Şimşek, GSYH'ye oran olarak ise; bütçe giderlerinin yüzde 25,7, faiz hariç giderlerin yüzde 22,3, bütçe gelirlerinin yüzde 23,6, vergi gelirlerinin yüzde 20,2, bütçe açığının yüzde 2,2 faiz dışı fazlanın yüzde 1,2 olacağını öngördüklerini bildirdi.
2013 yılı bütçesinde 2012 yıl sonu gerçekleşme tahminlerine göre; bütçe giderlerinin yüzde 11,4, faiz hariç giderlerin yüzde 11,9, bütçe gelirlerinin yüzde 12,4, vergi gelirlerinin yüzde 14 oranında artmasını beklediklerini anlatan Şimşek, şöyle devam etti:
'Büyüme, büyümenin kompozisyonu ve deflatör tahminleri ile 2012 yılında alınan tedbirler birlikte değerlendirildiğinde bütçe gelir tahminlerimizin gerçekçi olduğu görülecektir.
Eylül ayında aldığımız tedbirler ile BOTAŞ'ın yükümlülüklerini yerine getireceği varsayımından hareketle elde edeceğimiz yaklaşık 17 milyarlık geliri toplam vergi gelirlerinden çıkarırsak, vergi gelirlerindeki artışın yüzde 7,8 olduğunu görürüz. Bu oran Orta Vadeli Programda öngörülen yüzde 9,5'lik nominal GSYH büyüme oranının altındadır. Dolayısıyla 2013 yılı vergi gelirleri tahminimiz temkinlidir. 2013 yılında harcamaların bütçe öngörüleri çerçevesinde kalması için gerekli tedbirleri alacağız. Bu çerçevede harcama programlarında verimlilik artışı sağlamak amacıyla idari bir mekanizma oluşturacağız. Önemli harcama programlarını tek tek gözden geçireceğiz.'
Bütçe Giderlerinin Ekonomik Sınıflandırmaya Göre Dağılımı
2013 yılı bütçe giderlerinin ekonomik sınıflandırmaya göre dağılımını da belirlediklerini ifade eden Şimşek, buna göre, personel giderlerinin 97,2 milyar lira, SGK devlet primi giderlerinin 16,8 milyar lira, mal ve hizmet alım giderlerinin 33,4 milyar lira, faiz giderlerinin 53 milyar lira, cari transferlerin 151,3 milyar lira, sermaye giderlerinin 33,5 milyar lira, sermaye transferlerinin 5,1 milyar lira, borç vermenin 11,1 milyar lira, yedek ödeneklerin 2,6 milyar lira olacağını söyledi.
2013 yılı merkezi yönetim bütçesinde bazı vergi türlerine ilişkin gelir tahminlerini de açıklayan Şimşek, gelir vergisinin 63 milyar lira, kurumlar vergisinin 29 milyar lira, ÖTV'nin 83 milyar lira, dahilde alınan KDV'nin 36 milyar lira, ithalatta alınan KDV'nin 61 milyar lira olarak öngörüldüğünü kaydetti.
Eğitime Ayrılan Kaynak
Şimşek, 2013 yılında eğitime ayırdıkları kaynağı bir önceki yıla göre yüzde 20,7 oranında artırarak 68,1 milyar liraya çıkardıklarını,, böylece 2002 yılından bu yana bütçeden eğitime ayrılan kaynağı 6 kattan fazla artırarak, eğitimin bütçe içindeki payını yüzde 9,4'ten yüzde 17'ye yükselttiklerini bildirdi.
Eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğini sağlamak ve okullardaki teknolojiyi iyileştirmek amacıyla uygulamaya konulan FATİH Projesi'ni 2013 yılında da destekleyeceklerini ifade eden Şimşek, 2012 yılında bu proje için bütçeden ayırdıkları 803 milyon lira iken, 2013'te bunu 1,4 milyar liraya çıkardıklarını belirtti.
2013 Yılı Bütçesi ile 103 devlet üniversitesine daha fazla kaynak sağladıklarını, bu yıl yeni bir uygulamayla üniversite birinci öğretim ve açık öğretim öğrencilerinden alınan harçları kaldırdıklarını anlatan Şimşek, artık 2,3 milyon öğrenciye yüksek öğretimi harçsız sunduklarını, bu çerçevede, üniversite öğrencileri için 498 milyon liralık katkı payını bütçeden karşıladıklarını söyledi.
2013 yılı bütçesiyle akademik altyapıyı daha da güçlendirdiklerini anlatan Şimşek, üniversitelerin öğretim elemanı ve personel ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayabilmek için ilave 14 bin atamaya izin verdiklerini bildirdi.
2013 yılında kamu sağlık harcamaları için Sosyal Güvenlik Kurumu ve merkezi yönetim bütçesinde 67,9 milyar kaynak öngördüklerini anlatan Şimşek, bu rakamın, 2012 yılına göre yüzde 11,1 oranında arttığını, 2002'ye göre ise 5 kattan fazlasına ulaştığını, böylece eğitimden sonra en fazla kaynağı sağlığa ayırmış olduklarını kaydetti.
Tüm illerde uygulanan aile hekimliği hizmeti ile vatandaşlara kolayca ulaşabilecekleri, birinci basamak sağlık hizmeti sunduklarını ifade eden Şimşek, aile hekimliği için 2013 yılı bütçesinde yüzde 17,1 oranında bir artışla 4 milyar kaynak tahsis ettiklerini vurguladı.
2013 yılı bütçesiyle ve istihdamı, dolayısıyla daha fazla destekleyeceklerini belirten Şimşek, tarıma ve çiftçiye de desteği artırarak devam ettireceklerini bildirdi. Bakan Şimşek, tarıma ayrılan toplam destek tutarını 2013 yılında 13,1 milyar liraya çıkartıklarını da vurguladı.
Erişilebilir, etkin ve kaliteli sağlık hizmetleriyle son 10 yılda bebek ölüm oranının, binde 31,5'ten binde 7,7'ye indirdiklerini anlatan Şimşek, Türkiye'nin 9 yılda elde ettiği bu başarıya OECD ülkelerinin 31 yılda ulaşabildiğini hatırlattı. Bakan Şimşek, benzer şekilde, AK Parti Hükümetleri döneminde anne ölüm oranının, on binde 6,4'ten on binde 1,6'ya düşürüldüğünü belirtti.
2013 yılı bütçesinin yatırımları ve istihdamı dolayısıyla reel ekonomiyi daha fazla destekleyen bir bütçe olduğunun altını çizen Şimşek, bu amaçla işveren prim desteği için 6,6 milyar lira, tarımsal kredi faiz desteği için 1,8 milyar lira, ihracat desteği için 718 milyon lira, esnaf kredi faiz desteği için 514 milyon lira, teşvik ödemeleri için 420 milyon lira ve KOBİ destekleri için 249 milyon lira olmak üzere ayırdıkları kaynağı yüzde 23,3 oranında artırarak 10,2 milyar liraya yükseltiklerini bildirdi.
Tarıma ve çiftçiye verdikleri desteğin artarak devam ettiğini anlatan Şimşek, 2013 yılı merkezi yönetim bütçesinde, çiftçiye doğrudan hibe olarak yapılacak ödemeler için ayrılan kaynağı bir önceki yıla göre yüzde 25 artırarak yaklaşık 9 milyar liraya çıkaracaklarını kaydetti.
Maaş ve Sosyal Ödenekler
Çalışanları ve emeklileri enflasyona ezdirmediklerini belirten Bakan Şimşek, 'İktidara geldiğimizden bu yana kamu çalışanlarımızı ve emeklilerimizi enflasyona ezdirmedik, bundan sonra da ezdirmeyeceğiz' dedi.
Aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşının 2002 Aralık ayında 392 lira iken, 2012 aralık ayında 1.758 liraya çıktığını belirten Şimşek, aile yardımı ödeneği dahil ortalama memur maaşının 2002 Aralık ayında 578 lira iken, 2012 Aralık ayında 2.042'ye çıktığını, artış miktarının yüzde 253,3'ü bulduğunu söyledi.
'2002 yılı sonunda, 2012 Kasım sonuna kadar enflasyonun yüzde 141,4 oranında arttığını göz önünde bulundurursak çalışanlarımıza ve emeklilerimize enflasyonun çok üstünde artışlar yaptığımız ortaya çıkmaktadır' diyen Şimşek, bu tutarların ve artış oranlarının, çalışan ve emekli vatandaşların mali durumlarını 2002 yılına göre ciddi bir şekilde iyileştirdiklerini ve gelirlerinde önemli ölçüde reel artışlar yaptıklarını açıkça ortaya koyduğunu bildirdi.
Bu yıl yapılan toplu sözleşme süreci sonunda çalışanların maaş ve ücretlerinde gelecek sene için yüzde 3 3 artış yapılması kararlaştırıldığını hatırlatan Şimşek, bunun yanı sıra yıl içinde yapmış oldukları maaş artışlarının aynı dönemde gerçekleşen enflasyonun altında kalması halinde aradaki farkı telafi ettiklerini ifade etti.
Hükümetleri döneminde maaşlarda yapılan reel artışlar sayesinde kamu çalışanlarının satın alma gücünün önemli ölçüde arttığını vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:
'Ayrıca, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile aynı veya benzer kadro ve görevlerdeki personelin ücretlerini eşitledik. Son olarak, emekli maaşları arasındaki farkı gidermek için 2012 yılında 6283 sayılı Kanunu çıkardık. 2013 başında uygulamaya konulacak intibak düzenlemesi için bütçede 2,7 milyar liralık kaynak ayırdık. Sosyal güvenlik sistemini desteklemeye devam ediyoruz.
2013 yılı merkezi yönetim bütçesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılan transferlerin, yıl sonu gerçekleşme tahminine göre yüzde 16 artarak 72,9 milyara çıkacağını tahmin ediyoruz. Bunun 24,9 milyar lirası açık finansmanı olarak öngörülmüştür.
Yaşlılarımıza, engellilerimize fakirlerimize, kimsesizlerimize, çocuklarımıza ve kadınlarımıza daha fazla kaynak ayırıyoruz. Sosyal hizmetler ve sosyal yardım harcamaları için 2013 yılı bütçesinde yüzde 25,1'lik artışla 26,4 milyar liralık kaynak ayırdık.
Engellilerimiz için eğitim desteği, taşıma, evde ve kuruluşta bakım kapsamında 2013 yılı bütçesinde yüzde 26'lık artışla 5,3 milyar liralık ödenek öngördük.
2013 yılı bütçesinde başta TÜBİTAK Ar-Ge Projeleri olmak üzere üniversite ve sanayi kesimi Ar-Ge projelerini desteklemeye devam ediyoruz. Bu kapsamda 2013 Yılı Bütçesinde toplam 2,8 milyar ödenek öngördük.'
Kentsel Dönüşüme 1 Milyar Lira
Bakan Şimşek, riskli yapıların fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerine dönüştürülmesi amacıyla Kentsel Dönüşüm Programı'nı başlattıklarını belirtirken, deprem başta olmak üzere Türkiye'yi her türlü afet riskine karşı daha güvenli hale getirecek projeye 2013 yılı bütçesinde, Çevre Katkı Payı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Döner Sermayesinden gelen tutarla birlikte, yaklaşık 1 milyar lira kaynak ayrıldığını bildirdi.
Star Gazetesi
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
6 Eylül 2012 Perşembe
2012 Türkiye Kredi Piyasalari İyice Isındı
2012 Turkiye Kredi Piyasalari iyice ısındı, savaş son çeyrekte daha çok ısınacak. Küresel kriz bu yıl küçük ve orta ölçekli işletmelerin yatırım ve kredi iştahını kesti. 2012 yılının ilk yarısında kredilerin yüzde 8 oranında artmasına rağmen KOBİ kredilerindeki artış yüzde 6.4'te kaldı. İlk altı ayda bankaların KOBİ'lere kullandırdığı nakit kredi tutarı 172 milyar liraya ulaşırken, artış hızının son çeyrekte artması bekleniyor. Konjonktürel olarak faiz oranlarının düşme eğiliminde olduğunu vurgulayan bankacılar, faizlerdeki düşüşün kredi hacimlerine de yansıyacağını öngörüyor.
KOBİ'ler, Türk ekonomisinde önemli bir yere sahip. İşletme sayısının yüzde 99'unu, istihdamın ise yüzde 81'ini, ülke ihracatının yüzde 56'sını tek başlarına gerçekleştiren KOBİ'ler bankaların da gözdesi. Bu yüzden Türk bankacılık sektöründe küçük ve orta ölçekli işletmeler rekabetin en yoğun olduğu ve en hızlı büyüyen alanlardan birisi. Ancak bu yıl özellikle ilk çeyrekte hem küresel piyasalardaki belirsizliklerin dış pazarlarda manevra alanını daraltması, hem de iç piyasadaki durgunluk KOBİ'lerin kredi iştahını da etkiledi. Nisandan itibarense talebin canlanmaya başladığını belirten bankacıların umudu son çeyreğe kaldı. Faiz düşüşünün de süreci destekleyeceğini vurgulayan bankacılar, özellikle son çeyrekte kredi talebinin zirve yapmasını bekliyor.
KOBİ'ler, Türk ekonomisinde önemli bir yere sahip. İşletme sayısının yüzde 99'unu, istihdamın ise yüzde 81'ini, ülke ihracatının yüzde 56'sını tek başlarına gerçekleştiren KOBİ'ler bankaların da gözdesi. Bu yüzden Türk bankacılık sektöründe küçük ve orta ölçekli işletmeler rekabetin en yoğun olduğu ve en hızlı büyüyen alanlardan birisi. Ancak bu yıl özellikle ilk çeyrekte hem küresel piyasalardaki belirsizliklerin dış pazarlarda manevra alanını daraltması, hem de iç piyasadaki durgunluk KOBİ'lerin kredi iştahını da etkiledi. Nisandan itibarense talebin canlanmaya başladığını belirten bankacıların umudu son çeyreğe kaldı. Faiz düşüşünün de süreci destekleyeceğini vurgulayan bankacılar, özellikle son çeyrekte kredi talebinin zirve yapmasını bekliyor.
KOBİ'lerde %18 Hedefi
Halkbank Esnaf ve KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Taner Aksel: "Kredilerde yüzde 18 büyüme hedefiyle yola çıktık. Kullandırılan kredi miktarındaki artışta en önemli payı KOBİ kredilerini de içeren ticari krediler aldı. Geçen yılın sonunda 41,1 milyar TL olan toplam ticari kredi hacmimiz, 2012'nin ilk yarısında yüzde 6,7 artarak 43,9 milyar TL'ye çıktı gerçekleştirdiğimiz performans aynı dönemde yüzde 2,54'lük sektör artışının oldukça üstünde. Bankamızın esnaf kredileri ile birlikte KOBİ'lere kullandırdığı krediler, toplam nakdi kredi portföyünün yüzde 36,4'üne ulaşmış durumdadır bu oran yüzde 24 olan sektör ortalamasının üzerinde."
Hedef 100 Bin Yeni Müşteriye Daha Ulaşmak
Yapı Kredi Perakende Bankacılık Pazarlama Grup Direktörü Mehmet Cemalcılar: 2011 sonunda KOBİ'lere aktardığımız kaynak 10 milyar lirayı buldu.2012'nin ilk 6 ayında ise KOBİ'lere 1 milyar liralık kaynak aktardık. Sektöre baktığımızda ise mikro ve küçük işletmelere verilen krediler 2011 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30 oranında artarak 98 milyar TL'ye ulaştı. Ancak 2012'nin ilk 6 ayında KOBİ kredilerinde artış hızının yavaşlayarak 104 milyar TL olduğunu görüyoruz. Banka olarak yıl sonunda KOBİ kredilerimizde yüzde 20 civarında büyüme gerçekleştireceğimizi düşünüyoruz. 100 bin adet yeni müşteri kazanmayı hedefliyoruz."
İlk Yarı İtibarıyla 23 Milyar Lira Kullandırdık Bunu Artıracağız
Akbank Ticari ve Kobi Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kaan Gür: "Haziran 2012 itibarıyla KOBİ'lere kullandırdığımız nakit kredi tutarı 23 milyar lira. Bunun Akbank'ın toplam kredileri içindeki payı yüzde 27. Bunu daha da artıracağız. Türkiye'deki işletmelerin yüzde 99'undan fazlasını KOBİ'ler oluşturuyor. Toplam istihdamın ve ihracatın ise önemli bir bölümü KOBİ'lerce sağlanıyor. KOBİ'ler her yıl büyüyen Türkiye ekonomisinin dinamosu konumunda. KOBİ'ler Türkiye'nin, 'Akbank KOBİ'lerin Gücüdür' felsefesiyle hareket ediyoruz."
Kaynak Maliyetleri İndikçe Kredi Faizleri Ucuzlayacak
Vakıfbank Genel Müdür Yardımcısı Osman Demren: Temmuz sonlarından itibaren kaynak maliyetlerinde aşağı yönlü bir hareket görüldü. Kısa vadede KOBİ kredi faiz oranlarının bir miktar daha aşağı yönlü seyredecek. Orta vadede ise; KOBİ kredi faizlerinin de düşeceği tahmin ediliyor. Ancak bu durum yurt dışı risklere, emtialara ve cari açığa bağlı olarak değişebilir.
KOBİ'lere Ayrılan Pay %50
Şekerbank Kurumsal ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Orhan Karakaş, bankacılık sektöründe yılın ilk altı ayında toplam nakit KOBi kredilerinde sektör yüzde 6,4 büyürken Şekerbank'ta bu kategorideki büyüme hızının yüzde 10,3 olarak gerçekleştiğini ifade etti. Yıl sonuna kadar bu segmentte yüzde 15'lik büyüme öngören Karakaş, şöyle devam etti: "KOBİ segmentindeki bütün işletmelere ulaşma hedefi ile büyüyen bankamızın toplam nakdi kredi portföyü içerisinde KOBİ kredilerine ayırdığı pay yüzde 50 civarında bulunuyor. Bankacılık sektöründe toplam nakit KOBİ kredilerinin hacmi yılın ilk altı ayında yüzde 6,4 oranında artışla 172 milyar 499 milyon liraya ulaştı."
İlk Yarıda 2.5 Milyar TL
HSBC Kurumsal ve Ticari Bankacılık - Genel Müdür Yardımcısı Virma Sökmen, HSBC olarak KOBİ'lere en kaliteli hizmeti vererek onların yayında olmaya devam edeceklerini dile getirdi. İlk yarıda KOBİ'lere kullandırdıkları nakit kredi hacminin 2.5 milyar lira olduğunu kaydeden Sökmen, uluslarası işlemleri olan müşterilere HSBC dünya çapında yaygın ağından maksimum yararlanması için özel önem verdiklerini söyledi.
Küresel Kriz Kredi İştahını Kesmişti
Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere: "ilk yarıda KOBİ kredileri, yüzde 6.4 ile en yavaş artan kredi türü oldu. Krizden çıkış uzun sürecek. Dış pazarlar daha da daralacak. Bu daralma Türkiye'yi iki yönden etkiliyor. Birinci olarak, ihracatın büyük kısmı Avrupa'ya ve ABD'ye yapılıyor, ancak ihracatta daralma var. Bu da ihracatçı firmaları sıkıntıya sokuyor. İkinci olarak dışarıdan borçlanmada vade ve maliyet açısından sorun yaşanıyor. KOBİ'ler sıkıntılı bir süreçten geçiyorlar. Ayrıca KOBİ'lerin yüzde 80-90'ının iç piyasaya mal üretip sattığını da unutmamak lazım. Türkiye geçen yıl yüzde 8,5 büyüdü, bu yıl en fazla yüzde 3-4 büyüyeceğini düşünüyoruz. Bu da KOBİ'ler için iç pazarda durgunluk demek.
Denizbank 6 Milyar Liralık Kaynak Aktardı
Denizbank KOBİ ve Tarım Bankacılığı Grubu Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sun, yılın ilk yarısında sektördeki KOBİ kredileri yüzde 5 büyürken, Denizbank'ın KOBİ kredilerinin yüzde 15 seviyesinde büyüdüğünü söyledi. Yine aynı dönemde KOBİ'lere yurtdışından uzun vadeli toplam 300 milyona yakın kaynak aktardıklarını belirten Gökhan Sun, "Bununla beraber KOBİ'ilere toplamda 6 Milyar TL'nin üzerinde kaynak sağlamış olduk. Müşteri adedimizi de son iki yılda yaklaşık yüzde 25 arttırarak 700 bine çıkardık. 2012 yılında hedefimiz KOBİ kredilerinde yüzde 35 seviyesinde bir büyüme yakalamak. Hedefe ulaşmak için şube ağımızı genişletmeyi ve müşteri sayımızı artırmayı da sürdürüyoruz" diye konuştu.
Etiketler:
kobi kredileri,
KOBİ kredisi,
kredi piyasaları
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

